avcılar sex shop   beylikdüzü sex shop   avcılar sex shop   avcılar sex shop   beylikdüzü sex shop   beylikdüzü sex shop   samsun sex shop   samsun sex shop   vibratör   izmir sex shop   izmir sex shop   izmir sex shop    sex shop   saç bakım   jartiyer takımı   sex shop   işitme cihazı  
vibratör   vibratör   izmir sex shop   izmir sex shop    sex shop   saç bakım   jartiyer takımı   sex shop   işitme cihazı   pet shop  
hepsibahis porno izle porno porno İstanbul escort escort bayan

Her şey gönlünce olsun….


Bu makale 2018-10-22 09:46:52 eklenmiş ve 663 kez görüntülenmiştir.
YEŞİM DRAMALI

 

Merhaba Kardeşim ben 59  yaşında bir beyim.  Kardeşim ben sizden yaşça büyüğüm ama yine de sizin fikirlerinize de ihtiyacım var. Benim eşim 10 yıl önce geçirmiş olduğu rahatsızlıktan dolayı vefat etti.

 Eşimi çok seviyordum, onun ölümü bana yıkım oldu. Bir tanede kızımız var oda  evli.  Ben 10 yıldır yalnız yaşıyorum eşim vefat ettikten sonra ilk 5 yıl hayatıma kimseyi sokmadım ama ondan sonra hayatımda birileri girdi çıktı ama mutlu olamadık anlaşamadık bazı sıkıntılardan dolayı bitti.

En son 1 yıldan beri hayatımda bir han fendi  var benden 13 yaş küçük , ama kendisi ile çok iyi anlaşıyoruz ve eşimden sonra ilk defa birini bu kadar çok sevdim. Ben onunla evlenmeyi düşünüyorum fakat han fendi biraz uzak duruyor  acaba onu buna ikna etmek için ne yapabilirim ?

Kızımda bu ilişkiyi biliyor, ikisi çok iyi geçiniyorlar, kızım hatta “baba evleneceksen  Aynur abla ile evlen diyor” kızım onu çok sevdi ve ona çok alıştı.

Ben nasıl yaklaşmalıyım evlilik izdivacı olarak hanımefendiye?......

 

Merhaba beyefendi; siz ilk eşinizle güzel bir evlilik geçirmişiniz ki o  vefat ettikten sonra 5 yıl boyunca hiçbir bayana yakınlık duymamışsınız. Siz şuana hayatınızda olan hanımefendiyi anladığım kadar çok sevmişsin , fakat siz hala evelenmeyi düşünüyorum diyorsunuz . Bence siz evlenme konusunda ilk önce kendiniz tam olarak ikna edememişsiniz. Önce bu evliliğe kendiniz ikna etmelisiniz. Bayanlar erkeklerin ne kadar samimi olduğunu gerçekten bu izdivacı isteyip istemediğini duyguları ile çok iyi anlayabiliyor. Bu yüzdende hanımefendi de sizin bu tavrınızı fark etmiş olmalı ki  bu evliliğe biraz uzak bakıyordur. Bu sizi istemediği anlamına gelmez ,sadece siz kendiniz ona inandırmalısınız. Eğer onunla bundan sonra bir ömür geçirmek istediğine inanırsa size karşılık verecektir. Kadınlar çiçektir bunu unutmayın  ilgisizliğe hiç gelemezler. Ona karşı ne kadar içten samimi olursanız onu bu evliliğe ikna edersiniz.  İnşallah çok mutlu olursunuz Sağlıcakla kalın…

 

Merhaba, ben Cihan 28 yaşındayım size okul ile iş hayatı arasında yapmış olduğum iyi ve kötü anılarımı anlatmak istiyorum ben bazı hatalar yaptım başka kardeşeler iminde benim düştüğü hataya düşmesini istemem.

Ben 28 yılık hayat hikâyemi size kısaca şu şekilde anlatmak isterim;  Çocukluğum çok güzel anılarla geçti. Dedemlerle birlikte aynı evde otururduk. Evin tek küçük çocuk ben olduğum için çok şımartılarak büyümüştüm. Okumaya olan hevesimden, ilk okula beş yaşında başladım. Bu aşkla olsa gerek, ilkokulu ardından ortaokulu çok başarılı bir öğrenci olarak, takdirnameler alarak bitirdim.

Her şey o kadar güzeldi ki, yıllar o kadar çabuk geçiyordu ki. Derken liseye geçtim. Yine her zaman olduğu gibi sınıfın çalışkan talebeleri içindeydim. Ama bu başarıların lise 2. sınıfa kadar olduğunu nerden bilirdim?

 Lise 2. sınıfa geçmiştim. Herşey yine güzel görünüyordu. Ta ki, fizik dersi öğretmenimiz değişinceye kadar. Bu değişimin öğrencilik hayatımı kâbusa çevireceğini bilemezdim. Ama bilsem de bilmesem de, okulda geçirdiğim güzel günler, artık bir kâbusa dönüşmüş ve ben okula bile gitmez olmuştum.

 Benim için tek yol kalıyordu. O da artık hiç sevmediğim okumayı ve okulu bırakmak. Fizik dersi öğretmeniyle karşılaşmak yerine okulu bırakmak.

 Hem de ne kadar kolay almıştım bu kararı. Hiç de birşey olmamış, yani dünyanın sonu gelmemişti. Üzerimden dağlar kalkmış gibiydi. Kendimi kuş gibi hafif hissediyordum. Oh be, okula gitmek gibi bir zorunluluk yoktu artık.

 Hiç vakit geçirmeden sanayide bir işe başladım. Okul ile kıyaslandığında işte çalışmak çok kolay ve zevkli olmalıydı. Dışarıdan öyle gözüküyordu.

 Ama öyle olmadığını, daha işe başladığım ilk günde anladım. “Eyvah” dedim kendi kendime. “Yağmurdan kaçarken doluya tutuldum.”

 Çalıştığım yerdeki kalfa hiç de fizik öğretmenine benzemiyordu. Fizik öğretmeni bana birşeyler öğretmen için bağırırken, kalfa kendi istediği ber şeyi getirmem veya götürmem için bağırıyordu. İlk günden itibaren okulla işi kıyaslamaya başladım. Okulda ödevini yaptığın zaman aferin alıyor veya en azından puan ile ödüllendiriliyordun. Burada ise aferin diye bir kelime yok, “tamam” vardı. Yani denileni harfiyyen yaparsan homurdanma şeklinde bir “tamam” söyleniyor, eğer en ufak bir hata yaparsan en ağır hakaretler bozuk para gibi saçılıyordu.

Okulda tertemiz kıyafetle, kalem defter kitaplar arasında hergün yeni bir şey öğrenme imkanın varken, işte hergün gürültünün, isin pasın, yağın suyun içinde mesai dolduruyordun. Eyvaah ben ne yapmıştım böyle? Bu işin geri dönüşü olamaz mıydı? Olmazdı tabii. Çünkü ben okulu bırakmıştım.  İçimdeki sıkıntıları kimseye belli edemiyordum. Ama başkalarının emrinde çalışmak çok gücüme gidiyordu. Bu iş bana o kadar zor gelmişti ki, akşamları eve gittiğimde kimseye birşey belli etmezdim ama herkes odasına çekilip de uykuya dalınca, yatağımda hüngür hüngür ağlardım.   Ah lise diplomamı bari alsaydım. Ama alamazdım. Çünkü okulu bırakalı üç koca yıl geçmişti. 3 yıllık bir kaybım vardı. Bir öğretmene kızarak gençliğimi, geleceğimi karartmıştım. Eğitimimi yarıda bırakmak gibi bir hata işlemiştim.  Artık her geçen gün pişmanlığım daha da artıyordu. Bu duygular gün geçtikçe o kadar yoğunlaştı ki, fizik öğretmenimden dolayı okula duyduğum kin ve nefreti tekrardan sildi ve okuma aşkına dönüştü.  Diyordum ki, “ Hayır!.. Ne olursa olsun bir yolunu bulup okuyacağım!” Nihayet dışarıdan okuyup diploma almaya karar verdim. Azmin bir zaferi olarak bir yılda, girdiğim tüm imtihanları kazanarak lise diplomamı aldım. Bu diplomanın kıymetini artık ben bilirdim.

Bu arada askerlik zamanım da geldi. Ama öncelikle “okumak” diyerek tecil ettim. Çünkü üniversite sınavlarına girmeye karar vermiştim.  Bu yıl sınavlara girdim olmadı ama pes etmedim  bu yıl tekrar hazırlanıp gireceğim üniversite imtihanlarını iple çekiyorum. Ve inanıyorum ki, en iyi şekilde kazanarak bu vatana yararlı bir insan olacağım.

Merhaba Cihan bey kardeşim en azından hayatından ders alıp hem çalışıp hem de yarım kalan liseni  bitirmiş diplomanı almışsın. Bundan sonra daha çok çalışıp hedeflediğin üniversiteye girmeye bak. İnsan yapmak istedimi herşeyi yapar sende azetmişsin bundan sonrada başarılı olacağına inanıyorum. Bundan sonraki hayatında daha da dikkatli olmalısın. Bazen yapılan hataların telafisi olmuyor zaman akıp geçiyor. Bu senin yaşadıklarında belki senin gibi düşünüp pişman olanlara ders olur. Sağlıcakla kal herşey gönlünce olsun….

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Edirne Star Gazetesi
© Copyright 2015 Edirne Star Gazetesi. Tüm hakları saklıdır. Bu site Edirne Star Gazetesi haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır..
GÜNDEM
Edirne Reklam
SPOR
Edirne Taksi
SİYASET
Edirne Toplu Sms
Edirne Bakliyet
EĞİTİM
Edirne Perde
Edirne Web Tasarım
DÜNYA
Anadolu Farm
Edirne Temizlik
Sms
izmir sex shop   ataköy escort   bakirkoy escort   merter escort   topkapı escort   antalya sex shop   ankara sex shop   sex shop   vibratör   vibratör   izmir sex shop   izmir sex shop   vibratör   iç giyim   sex shop   sex shop   seks shop   saç bakım   seks shop   seks shop   işitme cihazı