hepsibahis porno izle porno porno İstanbul escort escort bayan

Asrın İcadı: Şeffaf Prangalar ve Kilitler!


Bu makale 2016-03-03 09:46:49 eklenmiş ve 2867 kez görüntülenmiştir.
TUĞÇE DİNÇ

   Kişisel gelişimin en önemli basamağı, kişinin kendini keşfedebilmesidir. Bir bireyin kendini keşfedebilmesi için tamamen özgür olabilmesi, kendi kararlarını verebilmesi gerekir tabii.

 

   Özgürlük dediysem; bir kuş misali gökyüzü ayaklarının altından süzülüp giderken ne dünü ne de yarını düşünmeden, sadece anın akışına bırakıp kaybolabilmekten bahsediyorum. Hesap kitap peşinde koşmaksızın, hayatı dilediğince, tadına vara vara yaşayabilmek…

 

   İstediklerim ne çok garip ne de olanaksız şeyler olsa da, ülkemizde maalesef bunları düşünmemize bile izin verilmiyor. Yani bırakın yaşamayı, düşünürken bile özgür değiliz. Sayısız katilin, hırsızın, soysuzun yerine “düşünce suçluları” peşine düşülüyor çünkü.

 

   Zaten yıllardır aklımın almadığı bu “düşünce suçu” nasıl oluyor da bu kadar korkutucu boyutlarda cezalara sebebiyet verebiliyor anlamıyorum. Hayata gözlerimizi açtığımız andan itibaren, içgüdüsel olarak bağımsızca yapabileceğimiz en normal şey nedir deseler, düşünmek derim. Bu kadar doğal ve masumane bir davranışa engel olmaya çalışan zihniyete ne derim peki, işte onu bilemiyorum…

 

   Çevremdeki herkes korku içinde yaşar hale geldi. Bir yere gidiyoruz “aman kimse duymasın”, hoşumuza giden bir kare fotoğrafı sosyal medyada paylaşacak oluyoruz “aman bu fotoğrafı kimse görmesin”. Bu şekilde hayat geçer mi? Dünyaya bir kere geliyorum ve istediğim gibi yaşayamayacaksam ne anlamı var önümüze serilmiş onca güzelliğin?..

 

   Çocukluğumu hatırlıyorum da; devlet büyüklerinin tiplemeleri yapılırdı, haklarında birçok yazı çıkardı, eleştirilirlerdi. Fakat hiçbir zaman bunlardan birini yapan bir vatandaşı düşünce suçlusu ilan etmezlerdi. Günümüzde ne değişti? Devlet, vatandaşına ne ara bu kadar uzak hale geldi?

 

   Bir şeyden ne kadar kaçarsanız, korkunuzu ne kadar belli eder ne kadar tehditler savurursanız, kaçtığınız şey o kadar çok yapışır yakanıza… Devlet büyükleri de vatandaşına ne kadar baskı uygularsa, özgürlüğünü ne kadar kısıtlarsa o kadar ters tepkiyle karşılaşır işte.

 

   Her düşüneni suçlu ilan edip, her fikrini beyan edeni sırf senin çıkarlarına ters düşüyor diye hapse atmaya çalışırsan, gün gelir kendi düşüncelerin hapishanen olur müebbet yatarsın, kurtaranın olmaz!

 

   Can Dündar ve Erdem Gül gibi nice isimler var ki, serbest kalmalarına sevindiğimiz halde ayaklarına vurulmuş şeffaf prangalarına sessizce yas tutuyoruz içimizden… Çünkü biliyoruz ki, bu acı deneyim sonrasında eskisi gibi olmayacak hiçbir şey! 

 

 

   Ey halk; yetmedi mi ayağımıza vurulan şeffaf prangalara, dilimize vurulan şeffaf kilitlere sessiz kaldığımız? Biz Türk Evladıyız! Titreyip kendimize gelmesek mi? Ne dersiniz?

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Edirne Star Gazetesi
© Copyright 2015 Edirne Star Gazetesi. Tüm hakları saklıdır. Bu site Edirne Star Gazetesi haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır..
GÜNDEM
Edirne Reklam
SPOR
Edirne Taksi
SİYASET
Edirne Toplu Sms
Edirne Bakliyet
EĞİTİM
Edirne Perde
Edirne Web Tasarım
DÜNYA
Anadolu Farm
Edirne Temizlik
Sms
izmir bayraklı escort izmir karşıyaka escort