hepsibahis porno izle porno porno İstanbul escort escort bayan

Toprak analizi ve verime etkisi


Bu makale 2016-02-29 09:34:07 eklenmiş ve 833 kez görüntülenmiştir.

1980’li yıllardı. O yıllarda sahipliğini yaptığım Edirne’mizin yerel gazetelerinden Vatandaş Gazetesini yayınlıyordum. Edirne çiftçisi 35 yıl önce de bugünkü verimsizliği yaşıyor, ama nedenini de bir türlü anlayamıyordu.

                Çiftçi tarlasına ektiği tüm ürünlerde olduğu gibi, buğdaydan da en fazla 250-300 Kg. civarında verim alırken, yine tarlasına ektiği ayçiçeğinden aldığı ürünün miktarı da dönümde 120-130 Kg. oluyordu. Ürün veriminin artması için ise, o yıllarda buğdayda tohum olarak geliştirilen Bezostoya türü verimi yüksek bir tohumluk türü de çare olarak kullanılmaya başlanılmıştı. Ancak bu tohum da verim artışına çare olamamıştı. Çiftçiler büyük bir üzüntü duyuyorlar, sarfettikleri emeklerinin karşılığını alamamanın üzüntüsünü yaşıyorlardı.

                Gazetemde 1980’li yıllarda teknik eleman olarak çalışan bir çiftçi çocuğu olup, babası Merkez Budakdoğanca Köyünde çiftçilik yapan bir elemanım vardı. Onlar da aynı verimsizlik sıkıntısından dert yanıyorlardı. Bu nedenle o zamanlar şehrimizde faaliyet gösteren Zirai Araştırma Enstitüsünde görev yapmakta olan  ve Amerika Birleşik Devletlerinde tarım üzerine üst düzeyde eğitim alarak, doktor ünvanını elde etmiş çok değerli  bir tarım uzmanı  bulunuyordu. Dr. Ahmet Bülbü, Edirne Zirai Araştırma Enstitüsünde özellikle de yaptığı tohum geliştirme çalışmaları sayesinde dikkat çekiyordu. Kendisi ‘’Pehlivancık’ vs. gibi birkaç çeşit, verimi yüksek buğday, pirinç ve  ayçiçeği tohumu geliştirilmesine de önayak olmuştu. Bu sayede buğday, ayçiçeği ve pirinç ürünlerinde önemli miktarda bir verim artışı sağlanmıştı. Buğday ürününde verim dönümde 300 Kiloyu geçmiş, ayçiçeğinde ise 100-120 Kg. civarına ulaşmıştı.

                Ancak Edirne çiftçisi için verim İtalyan çiftçisinin yanında yine yeterli olmamış, çiftçi kendisine hedef olarak  İtalyan çiftçisinin elde ettiği 600 veya 800 Kg.’ı koymuştu.

                Hububat üretiminde verimi artırmanın yolları aranmaya devam ediliyor, daha değişik çalışmalar yapılıyordu. Bir gün Zirai Araştırma Enstitüsü Müdürü Dr. Ahmet Bükbül’ü telefonla arayarak, kendisi ile bir röportaj gerçekleştirmek istediğimi söyledim. Dr. Bülbül kırmadı ve röportasj isteğimi kabul etti. Kendisine röportajımızda Edirne çiftçisinin verimsizlik konusundaki  şikayetlerini ileterek, nedenlerini sordum. Dr. Ahmet Bülbül öncelikle bana çiftçilerin tarlalarında toprak analizi yaptırıp yaptırmadıklarını, daha sonra da o yıllarda kullanımı çok geçerli olan ve aşağı yukarı tüm çiftçilerin tarlalarına attıkları 18/46 türü gübre kullanıp kullanmadıklarını sordu. Benden ‘’Evet’’ cevabı alınca da, 18/46 çeşidi gübrenin aşırı ve sürekli kullanımının toprağın bu gübreye doyması nedeniyle toprakta çoraklaşmaya ve dolayısıyla da aşırı verim kaybına neden olacağını söylemişti.

                Dr. Ahmet Bülbül, röportajımız sırasında gazetemizde yapacağımız haberimizde, çiftçilerimize tarlalarının 4-5 yerinden alacakları toprak örneklerini, Zirai Araştırma Enstitüsünün  Toprak Analiz Laboratuvarına getirerek analiz ettirmelerini önermemizi istemişti. Dr. Bülbül devamla ‘’Çiftçi kardeşlerimiz bu analizden sonra 18/46 türündeki gübrenin aşırı kullanımdan dolayı tarlalarında verimsizliğe yol açtığını göreceklerdir. Kendileri en basit şekli ile ve fiyatı da çok ucuz olan kireç ham maddesini tarlalarının dönümüne 40 Kg. olarak atmaları halinde ise ilk yıl en az %30 oranında verim artışı olduğunu göreceklerdir.’’ demişti.

                Dr. Ahmet Bülbül’ün bu önerisini ise ilk defa Gazeteye döndüğümde gazetede çalışan elemanıma söylemiş bu uygulamayı da onun babası denemişti. Buğday ekeceği tarlasında ilk kez toprak analizi yaptıran elemanımın babası, toprakta kalsiyum (kireç ) eksikliği olduğunu görmüşü. Dr. Ahmet Bülbül’ün önerisi üzerine hemen tarlalarına 40 Kg. kireç atmışlar ve hasat sonunu sabırsızlıkla beklemeye başlamışlardı. Hasat gelmiş, buğday ürünün toplanmasından sonra yaptıkları tartı işleminin sonucunda ise verimin ilk yıl itibariyle %25 oranında artmış olduğunu hayretle görmüştü.

                Bu deneyim daha sonra Budakdoğanca Köyündeki diğer çiftçilere de örnek olmuş, onlar tarlalarının topraklarını analiz ettirerek, tarlalarındaki toprağın eksikliklerini gidermek suretiyle onlar da verim artışı sağlamışlardı.

                Bu yazımı yazmama neden ise şehrimizde yayınlanmakta olan bir yerel gazetede yayınlanan ‘’Başkan toprak analizi önerdi’’ başlıklı bir haber oldu. Haber çok düşündürücüydü.  Demek ki, aradan 30-35 yıl geçmesine karşın hala aynı sorun devam ediyordu. Demek ki çiftçimiz  hala bilinçli ve modern tarım yapma düzeyine ulaşamamış. Ve hala bu konudaki muhafazakar tutumunu sürdürüyordu. O yıllarda şöyle bir kanaat vardı; ‘’Tarlamda toprak analizi yaptırmam. Dedem de babam da tarlasına hep 18/46 gübre atıyordu, ben de aynı gübreyi atıyorum.’’  Deniliyordu.

 

 

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Edirne Star Gazetesi
© Copyright 2015 Edirne Star Gazetesi. Tüm hakları saklıdır. Bu site Edirne Star Gazetesi haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır..
GÜNDEM
Edirne Reklam
SPOR
Edirne Taksi
SİYASET
Edirne Toplu Sms
Edirne Bakliyet
EĞİTİM
Edirne Perde
Edirne Web Tasarım
DÜNYA
Anadolu Farm
Edirne Temizlik
Sms
izmir bayraklı escort izmir karşıyaka escort