hepsibahis porno izle porno porno İstanbul escort escort bayan

Kan Grisi Ankara…


Bu makale 2016-02-25 10:06:51 eklenmiş ve 2984 kez görüntülenmiştir.
TUĞÇE DİNÇ

Hayatta hissedilebilecek en acı, en rahatsızlık verici duygulardan birisidir güvensizlik… Kimi zaman eşine dostuna karşı olan güvenini kaybedersin kimi zaman ailene! Hatta yeri gelir kendine olan güvenin dahi sarsılır… Aslında çok daha acı bir his vardır! Doğduğun topraklarda, evinde, yurdunda hissettiğin güvensizlik duygusudur…

 

   İnsanın kendini en güvende hissettiği yerdir doğduğu topraklar! En az yaşadığın dört duvar kadar evin sayılır çünkü… En güzel tatil beldesine de gitsen, en ilgi çekici şehirleri-ülkeleri de gezsen bir an önce dönmek istersin yuvana. Tüm karmaşadan, tüm kötülüklerden, hoşumuza gitmeyen her türlü olumsuzluktan kaçıp saklandığımız sığınağımızdır ne de olsa…

 

   İşte benim sığınağım, sıcak yuvam da Ankara’dır. Siyah ya da beyaz değildir, gridir benim Ankara’m… Yeşillik desen yoktur yeterince, deniz görmek istersen zaten arkana bakmadan kaçman gerekir. Dillere pelesenk olmuştur hatta “Ankara’nın taşına bak…”. Aslında taştır, binadır, gridir yani, harbi gri… Öyle elli tonu da değil, grinin en keskin, en çarpıcı tonu hani!

 

   Ama belirsizlik yoktur, nettir grisi. Denizi yoktur, yeşili yoktur, sıcağı çok sıcak, soğuğu çok soğuktur… Sevmek yürek ister yani, karşılıksız sevmen gerekir. Beklentilerini karşılamaz! Bencilce bir güzelliği, bir cazibesi vardır ki fark ettirmeden bağlar seni kendine… Sonra bir de bakmışsın ki; uçsuz bucaksız denizin kenarında, yemyeşil bir ağacın altında rengârenk buz gibi meyveli içeceğini yudumlarken Ankara’yı özlüyorsun…

 

   Tüm bunları hissetmek bile ne kadar keyifli görünüyor değil mi? Şahsen benim için ikamesi olmayan bir duygu… Pardon “duyguydu…” Siyahı ve beyazı kıskandıracak kadar keskin ve net hatlara sahip o gri, kan grisine dönene kadar…

 

   Daha geçtiğimiz sene Ankara Garı’nın önünde yaşanılan büyük patlamada yitirdiğimiz canların kefenleri kurumamışken, kimisi bir kefene bile sarılamayacak hale gelen canlarımıza ağlıyoruz… Hem onlarca cana hem de yuvasından kovulmuş kuş misali kırgın yüreklerimize akıtıyoruz gözyaşlarımızı…

 

   Ankara’nın en yoğun saatlerinde, hepimizin mutlaka geçtiği bir güzergâhta yaşanılan bu vahşi saldırının izleri hepimizin bedeninde kapanmayan yaralar açtı hiç şüphesiz. Mutlaka bir kez dahi olsa “ya ben de orada olsaydım” ya da “daha dün oradaydım” gibi acı cümleler kurduk içimizden. En acısı da evimizde uzun zaman sonra ilk defa bu kadar tedirgin hissettik kendimizi…

 

 

   Yürüdüğümüz sokaklara, yaşadığımız dört duvara, dönmek için can attığımız bu topraklara korkuyla bakar olduk. İçten içe çoktan göçüp gittik âşık olduğumuz bu topraklardan ama bedenen sürüklenmekteyiz hala kan grisi Ankara’da… En az failleri kadar kara bir gün olan 17 Şubat 2016 günü, yitip giden tüm canların parçalanmış bedenleriyle birlikte parçalanan ruhlarımız haykırıyor arş-ı semaya: “gayrı ne kefenler kurur ne de gözyaşlarımız bu diyarda…”

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Edirne Star Gazetesi
© Copyright 2015 Edirne Star Gazetesi. Tüm hakları saklıdır. Bu site Edirne Star Gazetesi haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır..
GÜNDEM
Edirne Reklam
SPOR
Edirne Taksi
SİYASET
Edirne Toplu Sms
Edirne Bakliyet
EĞİTİM
Edirne Perde
Edirne Web Tasarım
DÜNYA
Anadolu Farm
Edirne Temizlik
Sms
izmir bayraklı escort izmir karşıyaka escort