hepsibahis porno izle porno porno İstanbul escort escort bayan

Yürek Ayazı (!)


Bu makale 2016-02-03 09:34:34 eklenmiş ve 2763 kez görüntülenmiştir.
TUĞÇE DİNÇ

Coğrafi konumu açısından o kadar kıymetli bir ülkede yaşıyoruz ve o kadar güzel kıymetini bilmiyoruz ki anlatamam… Hangi yana dönsen ayrı bir doğa harikası barındıran güzel vatanımın, dört bir yanında yaşanılan farklı iklimler de cabası!

 

   Her ne kadar yaşayanlar ya da belli bir süre yaşamış olanların büyük çoğunluğu hoşnut gözükmese de, ben en çok Ankara’nın kuru ayazını severim! Alışmışım bir kere, öyle kolay kolay ısınamam farklı iklimlere…

 

   Kış aylarında; özellikle de sabahın erken saatlerinde, dışarıya çıktığın anda gözlerinden yaş getirene kadar suratına tokadı indiren o ayaz… En delikanlı geçinenleri bile tek darbede yıkabilen, en sevdiğim hava… Hele bir de kar yağar tüm şehir beyaza boyanırsa değmeyin keyfime…

 

   İlk defa bu sene düşman oldum en sevdiğim mevsime… Hâlbuki her kötülüğü yıkıp geçen, önüne katıp götüren o kuru ayaz ve tüm şehrin hatta insanların pisliğini aklarcasına yağan karı kimseler sevemezdi benim kadar!

 

   Nasıl mı geldim bu hale? Hemen anlatayım… Şehrin göbeğinde adım başı, derme çatma çadırlarda, barakalarda yaşam savaşı veren Suriyelileri gördükçe soğuk havayı sevdiğim için kendimden utanır oldum. “Kendi vatandaşların ne halde, Suriyelilerin derdi sana mı düştü?” diye yırtınan insanlıktan nasibini almamışlarla paylaştığım için bu ülkeyi utandım en çok da…

 

   Yahu bahsettiğimiz Suriyeliymiş, Türk’müş, Japon’muş, Fransız’mış ne fark eder? En nihayetinde etten kemikten değil mi? Senin benim gibi Rabbimin aciz bedenine üflediği canı taşımıyor mu? Daha ne? Neyi sorguluyorsunuz? Kim ister kurulu düzenini, sevdiklerini, yaşanmışlıklarını, geçmişini bırakıp bir çuvala sığdırdığı hayalleri ve ayağında çorabı bile olmadan, çetin kış şartlarına dayanmaya çalışan yavrusuyla yaban ellere sığınmayı?

 

   Siyasilerin zehirli emelleri sonucu bir şekilde geldiler buraya ve ülkelerinde hangi şartlarda yaşadıklarına bakılmaksızın bir dilim ekmek bulabilmek uğruna dilenmeye mahkûm edildi çoğu…  Hele ki bir kısmı daha dilenmeye bile fırsat bulamadan derin dalgalarda boğuldu, bir kısmı da açlıktan, hastalıktan kaybetti hayatını…

 

   Tüm bunlara sırt çevirebilecek kadar soğuduysa içiniz, hastasınız siz (!) “yürek ayazı” olmuşsunuz, çağımızın hastalığı! Bu kadar buz kestiyse yürekleriniz, soğuktan morarmış minicik ölü bir beden değil ayazı yiyen, sizlersiniz…

 

 

   İnsana insan olduğu için değer vermeyi bilen, Rabbimin dil, din, ırk, mezhep farkına rağmen her birimizi eşit yaratıp yolladığını fark edip, yerdiği ya da yücelttiği her insanın aslında kendisinin aynadaki sureti olduğunu anlayabilenlerden olabilmek dileğiyle… 

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Edirne Star Gazetesi
© Copyright 2015 Edirne Star Gazetesi. Tüm hakları saklıdır. Bu site Edirne Star Gazetesi haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır..
GÜNDEM
Edirne Reklam
SPOR
Edirne Taksi
SİYASET
Edirne Toplu Sms
Edirne Bakliyet
EĞİTİM
Edirne Perde
Edirne Web Tasarım
DÜNYA
Anadolu Farm
Edirne Temizlik
Sms
izmir bayraklı escort izmir karşıyaka escort